14 Nisan 2011 Perşembe

konuk yazar


İSA KAYACAN’DIR
ESASEN REKOR MENZİLİ
Bekir YALÇINKAYA
Gazeteci, Şair-Yazar, Yeni Güç Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Gönüllerimizin bahar rengine bürünmekte olduğu bu Nisan başında postacıdan sarı zarflı bir mektup aldım.
Kalem tutan ellerimiz klavyeye duçar olalı, almayı ve yazmayı unuttuğumuz mektuplardan birisiydi bu..
Zarfın dışında ‘Prof. Dr. İsa Kayacan’ kaşesi vardı. Bu demekti ki Kayacan üstat bize bir emanet tevdi ediyordu. Açtığımızda böyle olduğunu gördük.
O’ yıllarca Türk milletine gönül güzellikleriyle seslenen Millî Adam, mektubunda Guinness Rekorlar Kitabı’na girebilmek için müracaat dönemine ayak bastığını, kendi milli çevresinden beynelmilel bir çevreye taşma azmi taşıdığını gerekçeleriyle uzun uzadıya anlatıyordu.
Bu Ginness Rekorlar Kitabı denilen cemiyet, bilindiği üzere dünyayı kucaklayan bir hükmü itibariyle hemen bütün sanat ve maharet ehillerinin içinde yer almaya fikir ve zikir gücü harcadığı bir cemiyetti.. Dolayısıyla da Prof. İsa Kayacan da kendisindeki muazzam potansiyelini, kendi milletlerinin teşekkül ettiremediği bir haricî cemiyet arasında ve yeniden dış dünyaya açmak istiyordu.
Profesörlüğü ve doktorluğu bir yana, bütün mesleklere üstünlük sağlayan sanat ve edebiyatın duayenlerinden olan İsa Kayacan, kendisiyle aşîna olduğumuz, edebiyatçılığı bir yana hemşehri kimliğiyle de hasbıhâlimizin gayet sıkı şekilde devam ettiği bir sima idi.
O’ özellikle Anadolu Basın Şefliği yaptığı dönemlerden itibaren ülkemizin bütün yerel ve genel basınında kalemini konuşturan sürekli basın kartı sahibi Millî Adam, nerede bulunsam orada bulunmayı kendisine adeta vazife kılarak çok mutmain ve çok itinalı olmaya devam etmiştir. Ne yazık ki son zamanlarda hükmünü yitirdiğine kani olduğum, bundan dolayı da gerçekten şair ve yazar yetiştireceği ve büyüteceğine mukallit ve yavan bir topluma hizmet veren Başkent’teki Edebiyat Kurumları’ndan soğuyan bendeki gönül gözü ve fikir özüne rağmen Kayacan ağabeyim, edebî şevkinden zerrece taviz vermeden inandığı yolda yürümeyi sürdürdü.
Zaman zaman kendisi hakkında biz kendi yerel basınımızda kanaat belirtirken, çoğu kerre O’nun da bizimle ilgili ülkemizdeki birçok gazetede makale yayınlatması hem dostluğumuzu teyid, hem de edebiyat mümessilliğimizin gereklerini yerine getirmede müessir omuştur.
Şakşakçı ve alkışçı bir cemiyeti asla hazzetmesem de, Prof. Kayacan için iyi niyetlerimi ve hakkındaki hissiyatımı belirtmem icap ediyor. Zira O’ kendi milleti kadar diğer Türk milletleri için de son devrin edebî elçisi olan tek muhterem zattır. Özellikle Azerbaycanlı dostlarının Fahri Doktora Elçisi ve haklarında en çok makale üreteni olması ne büyük fazilet ki, Azeriler kendisi için; “Sovyet dönemi ve bağımsızlık sonrası dönem dâhil, hiçbir yazar İsa Kayacan kadar Azerbaycan’la ilgili yazı yazıp yayınlamamıştır. Bu rekorun sahibi de İsa Kayacan’dır” notunu kendi tarihlerine düşmüşlerdir.
Memleketimiz Isparta’ya komşu, fakat 1530’lu yılların Kuyud-ı Kadime Arşivleri’nde Hamid Eli’nin İli Hamidâbâd’ın kazası olan Burdur’un Tefenni-Ece Köyü’nde doğan hemşehrimiz İsa Kayacan, 42 bin 65 makalesinin 3 bin 560 gazete ve dergide yer almasıyla bugüne kadar ülkemizde hiçbir yazarın kıramadığı rekoru kıran adamdır.
Bize gönderdiği müstesna kıymetteki mektubunda şayet şahsımıza veya Yazı işleri Müdürlüğümüze tâbi Yeni Ufuk, Sondakika, Sabır Dergisi, Hedef Ankara, Sonhaber ve Yeni Güç gazeteleri gibi mevkutelerden de bahsetmiş olsaydı 3 binin 560’ını, neredeyse 570’ine tamamlayabilirdi. Elbette bu kadar zengin ve baş döndürücü bir arşive hâkim olmak takdir edersiniz ki çok zordur.
İşte böylesine liyakat ve ehliyete tâbi değerli dostumuz şair ve yazar İsa Kayacan, önümüzdeki günlerde kurduğu “Gazeteci-Yazar Prof. Dr. İsa Kayacan’ın Çalışmalarını Araştırma ve Değerlendirme Komisyonu” vasıtasıyla 1956’da attığı adımın yankılarını Guinnes Rekorlar Kitabı’nın çerçevesinden duymaya ve hissetmeye hazırlanıyor. Milli sıfatlarından ve manevi hissiyatlarından taviz vermeden yola devam etmiş yarım asırlık bir edebî çınarı, bizim Tekfur’lara nispet büyüyen hoşgörülü Söğüt Çınarı gibi kucaklamaya ve o kucaklamalarla büyütmeye hakkımız olduğu gibi, bu değerli edebiyatçımızı da Guinness’in Rekorlara imza atan kitabında görmeye hakkımız vardır.
Büyük edebiyatçı ve basın emekçisi bu güzel insanı işte bu duygularla selâmlıyor, gayesinde vuslata ermesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.
Eyy ehliyet mazharı insan! Sizi, selâmların en güzeliyle selâmlıyorum.

Hiç yorum yok: